Çocukluktan ergenliğe Din Eğitimi

Anasayfa Dini Yaşam 28 Ağustos 2017 48 Okunma
Çocukluktan ergenliğe Din Eğitimi

Hz. Ömer bin Hattap (R.A) hilafeti döneminde, bir gün sabaha karşı Medine sokaklarında dolaşırken, evin birinden bir anne ve kızın tartışmalarını duyar. Halife hazretleri kapı önünde durur ve dinler. Anne, kızına; “Şu süte biraz su karıştır” demesi üzerine, kız annesine; “Müminlerin emiri süte su karıştırmayı yasakladı” diye cevap verir. Annesi; “O şimdi nereden duyacak?” deyince, kız; “Görünüşte ona itaat edip, arkasından ona isyan mı edelim? Ömer’in kendisi görmese, onun Rabbi görüyor” der. Hikayesi ile sözlerime başlamak istiyorum.

Günümüzde din eğitimin ailede başlaması gerekir diyoruz. Fakat da ortada fark edemediğimiz bir durum söz konusudur. Peki nedir bu durum?
İki hafta önce yaptğım bir araştırmada bir grup topluluğa Din Eğitimi Nedir ? 0-10 yaş grubu çocuklara din eğitimi nasıl verilmelidir ve din eğitim öğretimini nasıl sevdirebiliriz? sorularını sormuştum . Aldığım cevaplar sorduğum soruların dışında olmasından öte eleştiriye dayalı cevaplar oldu. İnsanlarımız din eğitimini tamamen arapça sure ezberlemekten ibaret olduğunu düşünüyor.

Her çocuğu annesi doğuştan fıtrat üzere dünyaya getirir.Bu fıtratın doğru olarak devam ettirilmesi tamamen aile bireylerine bağlıdır.Doğduğu ana kadar anne karnı içerisinde geçen bu süreçte bebeğin algıları açılır ve eğitime buradan başlanır. Bir hadistede bu durum şöyle ifade edilir.
“Her çocuğu, annesi fıtrat üzere dünyaya getirir. Onun bu hali, konuşma çağına kadar devam eder. Sonra ebeveyni onu hıristiyan, yahudi, ateşperest veya müşrik yapar. Eğer anne-babaası Müslüman iseler çocuk da Müslüman olur.”
Doğumdan itibaren bütün ibadetleri ona örnek olucak şekilde yapmamız gerekir. Çocuğun zihin dünyasında Allah ve peygamber sevgisini aşılamalıyız. Korkutarak din eğitimi verme gibi bir hata bazı insanlarda büyük oranda görülmektedir ne yazık ki! Yıllarca sevdirerek değil korkutarak din anlatılmaya ve öğretilmeye çalışıldı. Artık Allah’ın ocuk yakmadığını çocuklarımıza öğretilmelidir. İnanma ihtiyacı,yeme,içme,sevme,saygı görme gibi temel ihtiyaçlardan biridir. Çocuğun her konuda ailesini örnek aldığını unutmadan doğru olan davranışları öğretirken aynı zamanda yanlış olan davranışlardan uzak durarak bu şekilde kötü örnek olmaktanda sakınmış oluruz. Çocuklardaki deger ve inançlar 2-3 yaşından itibaren şekillenmeye başlar.bu yaşlarda ve daha sonraları çocuklar aile bireylerinin davranışlarını göz önüne alıp onları inceleyerek kendi ahlaki ve dini gelişim konusundaki davranışları taklit yoluyla buradan elde eder .

4-7 yaş arası çocukların elle tutulamayan ve gözle görülemeyen kavramları anlaması zordur. Bunun sebebi ise beden, zihin ve ruhen gelişimin paralellik göstermesi sebebiyledir. Bu yaş aralığındaki çocukların soruları genelde “Allah dev kadar mı?”,”Bulutlara değebilir mi?” gibidir. Çocuğun bu evresinde sorduğu sorulara verilen cevaplar hayal gücünü yıpratmayacak şekilde olmalıdır.

KURAN ÖĞRETİMİ NE ZAMAN TAM OLARAK BAŞLAR ?

6-7 yaşlarında normal zeka düzeyine sahip bir çocuk okuma ve yazmayı öğrenebilir. Buna mukabil olarak çocuklarımızı yaz Kuran kurslarına göndeririz. Bu kurslar genellikle camilerde verilmekte olup katılımcı çocukların yaş aralığı 6-12 olmaktadır. Bu yaş aralığındaki çocuklar aile bireylerinin sözünü dinleme ve onların hoşnutluğunu kazanmayı sevdikleri için hiç itiraz etmeden bu tür kurslara katılırlar. Bu dönemde eğitimcide kesinlikle çok önemlidir. Çocuğa zor gibi göstererek, azarlayarak ve bunlara benzer kötü izlenim bırakacak davranış ve sözler sarf etmemesi gerekir. 12-13 yaş ve üzeri çocuklarda bu kurslara katılma oranı çok azdır. Bunun sebebi ise ergenlik dönemi, arkadaş çevresi gibi etkenler görülmektedir. Aile ne derse çocuk tersini yapmaya çalışacaktır. Karşı cinsi etkileme ve onlara yakın olma hatta onlar tarafından beğenilmek isteme duygusu da bu yaştaki çocukların eğitimini güçleştirici bir hal aldıracaktır. Bu yüzden çocuklarımıza küçük yaşta Kuran-ı Kerim eğitimine başlatmalıyız ve sadece senede 2 ay süren Kuran-ı Kerim kurslarından ziyade haftada bir evimizde Kuran eğitimine devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Soyut düşünebilme kabiliyeti, tam olarak ergenliğe geçişte yani 12-14 yaşları arasında kazanılır. Dinimizde ceza ehliyetinin ve ibadet sorumluluğunun da bu yaşta başlaması bir tesadüf değil, insan fıtratına uygun bir düzenlemedir. Ergenliğe girişle birlikte dini vecibeleri tam olarak yerine getirmek zorunda olan çocuklara bu vecibeler tam olarak anlatılmalıdır.Tabii ki tüm bunlar öğretilirken çocuğun cinsiyetinin de önemi vardır. Bunun sebebini düşünecek olursak erkekler ile kızlar arasında fıtrat gereği olan Farklılık gösteren görev ve ihtiyaçlar vardır(vecibeler vardır). Bu farklı vecibeleri aynı anda her iki çocuğa da öğretmek doğru olmayacaktır. Bunun yanı sıra çocuklara küçükten itibaren din eğitimi verirken annesi erkek çocuğunu babası ise kız çocuğunu tanımak da ve öğretmek de güçlük çekecektir. Buradan çıkaracağımız sonuç anne ve babanın din eğitiminde görevi büyük önem taşımaktadır.

Genel olarak toplamamız gerekirse din eğitimi ibadet ve muamelat gibi konuları öğretmekle sınırlı değildir. Aynı zamanda küçük yaşta çocuğa sevgi ile yaklaşmak, ona değer vermekte din eğitiminin içerisinde yer almaktadır. Öncelikle bunlar çocuğa aşılanmalı daha sonra çocuktan ibadet ve muamelat gibi konuları anlamasını sevmesini ve öğrenmesini beklemeliyiz. Çocuklarımıza sevgi ile yaklaştıktan sonra onlara herşeyi rahat bir şekilde öğretebileceğimizi unutmamalıyız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
Portal Teması : Wptr.Co